Ana Sayfa
Hoş Geldiniz Ziyaretçi · Kayıt yap
Atatürk


Başlıklar

GeNÇ PaRTi Ankara

Kullanıcılar
Kullanıcı Adı:

Şifre:

Sonraki ziyaretimde beni otomatik kaydet!


» Kayıp Şifre
» Kayıt yap

Kimler burada
Aktif Kullanıcılar: 4
Şu anda 0 kayıtlı kullanıcı (arasında 0 tanesi gizli) ve 4 ziyaretçi online.

Genç Parti Twitter
Genç Parti Twitter

İstatikler
Sitede 2 konuda, toplam 347 yazı,
2 resim kategorisinde, toplam 76 resim,
0 dosya kategorisinde 0 indirilebilir dosya,
2 link kategorisinde, toplam 10 link bulunmaktadır.
Üyelerimiz forumlara toplam 0 ileti gönderdi.
Sitede toplam 322 kayıtlı üyemiz var.
En yeni üyemiz: burakbayat
Şimdiye kadarki en yüksek aktif ziyaretçi sayısı: 55 - Tarih: 28.09.2009 17:52
Toplam ziyaret: 107381
Bugünkü ziyaret:
[Daha Fazla İstatistik]

Rastgele Resimler
n2
n2
Yorumlar: 0
admin

Doğumgünleri
Bugün doğum gününü kutladığımız üye bulunmamaktadır

Türkiye
TüRKiYe

Reklam
Reklam


Ana Sayfa / Güncel

Güncel

REFARANDUM ANKETİ
25.07.2010 - 22:17
Ekleyen: Tümer TOPAL Offline
Konu: Güncel
Arkadaşına Gönder  Yazıcı Dostu Görünüm
Okunma: 40
REFARANDUM ANKETLERİ HER PARTİ TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLANDI...


% 68.7 HAYIR



ALINAN BİLGİLER IŞIĞINDA TOPLUMA GELECEK YERİNE GEÇMİŞİ ÖRNEK VERENLER VE GELECEĞİ DÜZELTMEK YERİNE GEÇMİŞLE HESAPLAŞIYORMUŞ GİBİ YAPIP ASLINDA TOPLUMU KANDIRAN SİYASET MODASI TÜRKİYEDEN BAŞKA DÜNYANIN HİÇ BİR ÜLKESİNDE BECERİLEMİYOR...

GELECEKLERİNİ TOPLUMLARINI KANDIRARAK YAPILANDIRMIYOR HİÇ BİR HÜKÜMET.AKP DİŞINDA

AKP SİYASİ TARİHİMİZE KENDİ TOPLUMUNU GEÇMİŞLE HEMDE EN AZ 30 YILLIK BİR GEÇMİŞLE İDARE EDEN TEK DÜNYA SİYASİ PARTİSİ OLMAKLADA REKOR KIRMIŞTIR..

ÜLKEMİZDE ONCA SORUN VARKEN BİR ÖRNEK ERZURUMDA DEREYATAĞINDAKİ KÖYDE SEL GELİP KERPİÇ EVLERİ GÖTÜRÜRKEN VE EVLENMEK ÜZERE OLAN GENÇ KIZLARIMIZ BU SULARDA BOĞULURKEN TOKİYE ANKARANIN GÖBEĞİNDE EV YAPTIRAN HÜKÜMETİMİZİN UĞRAŞILARINI SİZLERİN TAKDİRİNE BIRAKIYORUZ...

HAYRETLERE DÜŞTÜĞÜMÜZ İSE TÜRK TOPLUMUNUN BU KADAR KÜÇÜK GÖRÜLMESİ, AKLINA VİCDANINA VE DÜŞÜNCESİNE HAKARET EDİLEN BİR BAŞKA DÜNYA TOPLUMU VAR MI? MERAK ETMEKTEN KENDİMİZİ ALAMIYORUZ...

ARTIK TOPLUM OLARAK MİLLETİMİZ BU AŞAĞILANMAYA BU VURDUMDUYMAZLIĞA, GELECEĞİMİZİ PLANLAMAK YERİNE KENDİ GEÇMİŞİYLE UYRAŞMAYA DAHA NE KADAR SABREDECEK HAKİKATEN MERAK EDİYORUZ.


TÜRK MİLLETİ KENDİ ASKERİNE DÜŞMAN HALE GELDİ, HİÇ BİR HÜKÜMET YOLSUZLUĞUNU YAZAMAYAN GAZETECİLER HEPSİ DEMOKRASİ HAVARİSİ OLDU. TÜM İŞ ADAMLARI KORKULARINDAN SESİNİ ÇIKARAMAZ HİÇ BİR SENDİKA HÜKÜMETİ ELEŞTİREMEZ OLDU.

ÜLKEMİZDE NE İŞÇİ SINIFININ HAKLARI NE MEMURUN NEDE EMEKLİYLE ÇİFTÇİNİN HALİ KONUŞULUR OLDU. VARSA YOKSA AKP VE DEMOKRASİ KORKU İMPARATORLUĞUNDAN BAHSETMEMEKTE BU GÜNKÜ DEMOKRASİNİN ŞARTLARINDAN SAYILIYOR OLDU. TERÖRRİSLERLE ASKERLERİMİZDE YER DEĞİŞTİRDİ. TERÖRİSTLER SERBEST ASKERLER TERÖRİST TUTUKLAYIN HEPSİNİ......

TÜM HALKIMIZ BÜYÜK BİR SESSİZLİK İÇİNDE BEKLEMEKTE KİMSEDEN SES ÇIKMIYOR FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK BU.... İŞTE BU SESSİZLİK İÇERİSİNDE REFERANDUMMA HER GÜN BİRAZ DAHA YAKLAŞIYORUZ...


BU YAKLAŞIM AYNI ZAMANDA AKP NİN SONUNUN YAKLAŞTIĞININDA HABERCİSİ... BİZLER YEREL SEÇİMLER ÖNCESİNDE URFA VE ADANA BELEDİYE BAŞKANLARININ AKP DEN İSTİFA EDEREK SEÇİLMELERİ HEMDE AKP YE RAĞMEN TEHDİTLERE RAĞMEN SEÇİLMELERİ AKP İÇİN SONUN BAŞLANGICI DEMİŞTİK. BU REFERANDUMDA İŞTE BU SONUN KAŞELENMESİ OLACAK..


YAPILAN ANKETLERDE % 68.7 ORANINDA HAYIR OYLARI TOPLUMUMUZ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİ ŞİMDİ BUNUN SANDIKTAN ÇIKMASINA AZ BİR ZAMAN KALDI.......

EVET AKP VE ONUN REFERANDUMUNA HAYIR OYLARI % 68.7 ...TÜM HALKIMIZ BU KAOS VE KORKU ORTAMINDAN VE BU DESPOTİZM YÖNETİMİNDEN KURTULMANIN YOLARINI ARAMAKTADIR.

BU ORANIN DAHADA ARTACAĞINI VE % 70 LERİN ÜZERİNE ÇIKACAĞINI BEKLİYORUZ....TÜRK HALKI DEMOKRASİYİ SİNDİRMİŞ VE HAKSIZLIĞA GEÇİT VERMEYECEK DÜNYADAKİ YEGANE MİLLET OLACAĞINI GÖSTERECEKTİR..............SAYGILARIMIZLA

TÜMER TOPAL
ANKARA İL BAŞKANI



Yorum ekle

AYDIN VE AYDINDA ÖLENLER
07.09.2010 - 16:25
Ekleyen: burakbayat Offline
Konu: Güncel
Arkadaşına Gönder  Yazıcı Dostu Görünüm
Okunma: 3
garip senecek durumlar açığa çıkmaya başladı gene ülkede...



içler acısı vaziyet daha damühim almakta feryat eden bir sat tutulamamış yaraların üzerinden seken yüreğim daha fazlasıyla boğuşmaktadır.



geçenlerde izlediğim bir televizyon programında bahsi geçen hususta bir kaç konuk izledim .31 Ağustos zaferinden bugüne'' başlıklı konuda konuşan zatı hali kişiler kendilerini ifade ederken aslında kendi cahilliklerindide ifade etmekten çekinmediler bundan dolayı onlara teşekkür ediyorum fakat tarih herkezin bilip konuşabileceği bir husus değildir özellikle bahsi geçen kişi Mustafa Kemal ATATÜRK ise ileri geri konuşmak mevkilerine veya kimliklerine saklanarak yalanlarla balon şişirmeye çalışmayınız



bir baş kumandan arkasından ''afyon koca tepe karagah ına gitmekden korkdu önceleri demek '' inanın varlığına yapılmış en büyük hakaret olarak sayıyorum ve bahsi geöen husuta dile getirmek isteidğim merci şudur''HİÇ BİR BAŞ KOMUTAN MUSTAFA KEMAL KADAR CEPHEYE YAKIN ŞARTLARDA TEMAS ETMEMİŞTİR''

bir anı paylaşacağım



Afyonkarahisar'ın hatlarının çözülmesi sonunda birkaç Yunanlı tutsak, geceleyin Mustafa Kemal'in çadırına getirilmişti. Bunlardan birisi, Muzaffer Generalin doğup büyümüş olduğu Selanik'ten gelmişti. Yüz, kendisine yabancı gelmediğinden ve üniformasında da hiçbir bellilik görmediğinden kim olduklarını ve rütbelerini sormaya başlamıştı. - Binbaşı mısınız? - Hayır. - Albay mı? - Hayır. - Korgeneral mi? - Hayır. - Peki nesiniz? - Ben Mareşal ve Türk Orduları Başkomutanıyım! Şaşkınlıktan ağzı açık kalan Yunanlı kekeledi: - Bir başkomutanın savaş hattına bu kadar yakın yerlerde dolaşması işitilmiş değil de!..



örneğinde gördüğü gibi gerek sakarya meydan savaşında attan düşüp kaburga kemiğini kırması ,

gerekse çanakkalede anafartalarda bir kurşunun saatine çarparak ölümden kurtulması



trablusgarp' da gözünden yara alması ...



şimdi soruyorum kaçtane dünya lideri savaşta bu kadar yara almıştır ....



Suç bulmuyorum bu ülkede tarih dersi DERS olarak anlatıldığı için normaldir ÖSS manyaklığı adı altında yorumsuz sualsiz yaşatmadan sanki oldu bitti işte bu savaş derceseinde tarih dersleri işleniyor algılar sadece bu savaş olarak kabul ediyor ve genclik alışmaya başlıyor halbuki bunu bu savaşımızı sonuna kadar yaşatmalıyız ...nitekim dünyanın hiç bir yerinde böylesinde kanlı ve dişli bir mücadele savaşı verilmemiştir ama eğitim yalnıştır iyisiyle kötüsüyle tarih gizli kalmamalıdır devlet tarihinin sadece yüzde 2 sini araştırarak yapılan uçsuz bir araştırmanın hatalarını da görmekteyiz ...fakat





ve bu adama korkak diyen feminis tve kendini objektif sanani kendi kimliğiyle kendi burnundan büyük işlere kalkan ve kendinlerine entel diyen insanları ben şuanda osmanlıdaki yanlı gazetelerin manda haberlerini destekliyici yazılarına benzeterek gülüp geçiyorum



SİZ KARDEŞİMLERİM ASLINI BELGELERLE BELİRLEYENMEYEN söylentilere inanmayınız ....



BU SAVAŞ TÜM MİLLETİN Dİ BU SAVAŞ BİZİM MİLLETİMİZİN Dİ



BURAK BAYAT

devamı (2987 karakter)
Yorum ekle

HAYIR DEMEK NE DEMEK
07.09.2010 - 16:23
Ekleyen: burakbayat Offline
Konu: Güncel
Arkadaşına Gönder  Yazıcı Dostu Görünüm
Okunma: 3
işte gene meydanlarda bağırıyor bahsi geçen şahıs.

Gene avazı çıktığı kadar bağırıyorlar birileri ve inanın ben onların adına gerçekten çok üzülüyorum ...



şimdi yeni bir dönemden bahsediyorlar adı 12 eylül refarandumu güya demoktratikleşmek adına atacağımız adımlar varmış,

güldürmeyin beni böyle şeylerle demokrasinin sulh tanımından yola çıkarsak yapılan eylem hususunu sorguluyalım paket oylamakmı demokratikleşmek oluyor ...maddeleri birer birer seçerek oylamak mı demoktratikleşme olur du işin iş sahası yalnış!

Anayasa değişikliğinde ki anayasa paketinin oylanması hususunda gösterilen karar direktif !!! paketi olarak adlandırılması bence gayet isabetli bir tanım olacaktır



devlet idareciliği konusunda bir maddde daha vardır götürü ve getiri



paket yapılımış götürülenler uyutulmaya kalkışıyor yargının bağımsızlığı elinden alınacak ve asker i denetim adı altında asker susturulacak

bu kadar koltuk korkusu akla zarar !

çeşitli medya organları aracılığyla asker ve yargının güvenirliğini azaltmakta ayrı bir poltikadır daha düne kadar soruşturmaya alınan savcıların bir çoğu hapisten çıkmıştır geri ...

darbenin kötü bir şey olduğunu anlattırarak insanlara ve yozlaşan gençlere özellikle yanlı bir poltika uyguladığınız için kendiniz haklı çıkıyorsunuz 80 ihtilalinin o kötü geçmiişinin arkasına sığınarak yaşamaya çalışıyorsunuz her darbe öle ülkeyi geriye atmaz bugün bir 60 darbesi ülkeyi 20 yıl ileriye götürdüğünü deanlatınız ozaman ....



bir 3.dünya ülkesi olarak artık açık pazar konumunda yarı işgal altında olan bir ülkeyiz bunun tek sebebi

ithalcilik ve tüketim toplumu bilinci haline getirilmemizdir .....ve bu adamlarını işini kolaylaştıracak bu pakete sonuna kadar HAYIR diyorum ...



daha mühm meseler için kardeşlerim hep beraber olalım bu ülkenin geleceği için ....



BURAK BAYAT

devamı (1831 karakter)
Yorum ekle

DÜNYA ASLINDA NEREYE GİDİYOR.
04.09.2010 - 10:36
Ekleyen: Tümer TOPAL Offline
Konu: Güncel
Arkadaşına Gönder  Yazıcı Dostu Görünüm
Okunma: 6
Çok ilginç gelişmeler olacak

Yeni bir dünyanın doğum sancılarını yaşıyoruz. Uluslararası organizasyonlar mevcut halleri ile ihtiyaca cevap veremiyor.

tumgazeteler.com Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kizir`in yazısı


23 Mayıs`dan bu yana, Institute for Cultural Diplomacy(Kültürel Diplomasi Enstitüsü) isimli Sivil Toplum Örgütü`nün davetlisi olarak Berlin`de idim.

Davet sebebi, bir hafta sürecek, 3 bölümden oluşan bir sempozyum idi.


Sempozyumun birinci ve ikinci bölümleri, daha çok, "Kültürel diplomasi", "Yumuşak güç(soft power)" gibi kavramların tartışıldığı panel ve oturumlardan oluşurken, üçüncü bölüm NATO işbirliği ile, tamamen spesifik bir konu üzerine odaklanmıştı: Afganistan ve Orta Asya. Konuşmacılardan bir kaçını saydığımızda, aslında, bunun gayriresmi NATO akil adamlar zirvesi olduğu bile söylenebilir: NATO Eski Genel Sekreteri Alessandro Minuto Russo, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, İngiltere, Amerika, Fransa, Almanya ve diğer pek çok ülkeden eski Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, halen görevde olan NATO Strateji Geliştirme Daire Başkanı Albay Andrew Budd, ABD Berlin Büyükelçisi Philip D. Murphy gibi isimler konuşmacılar arasında idi. Oturumlardan bir kısmı Alman Parlementosunda, bir kısmı Alman Dışişleri Bakanlığı`nda, bir kısmı ise ICD Genel Merkezi`nde gerçekleştirildi.


Bilindiği gibi, 20. yüzyıl, özellikle de 1990`lı yıllar, Sivil Toplum Örgütü(ingilizce adı ile Non-Governmental Organization - NGO) kavramının gittikçe ivme kazanarak popülerleştiği yıllar. Daha sonra, Devlet Yönelimli Sivil Toplum Örgütleri(Governmental NGO) kavramı ortaya atıldı.


Devlet Yönelimli Sivil Toplum Örgütlerini kabaca, "devlet adına düşünce üreten sivil toplum örgütleri" olarak adlandırabiliriz. Amerika`da CFR(Council on Foreign Relations), Türkiye`de USAK ve ORSAM gibi Stratejik Araştırma Kuruluşları Devlet Yönelimli Sivil Toplum Örgütleri olarak adlandırılabilirler. Çalıştıkları alanlar genelde güvenlik, jeo-strateji ve diplomasi gibi, devlet dışında bir aktörün uygulamasının hemen hemen imkansız olduğu konular. Dolayısı ile, ürettikleri bilginin ilk adresi devlettir.


Institute for Cultural Diplomacy(ICD), adından da anlaşılacağı gibi, Kültürel Diplomasi konularında uzmanlaşmış bir sivil toplum örgütü(NGO). Kurucusu ve Başkanı Mark Donfried isimli genç bir aktivist. Kendi ifadesi ile, ICD`nin sponsoru ise, Rimann Vilnius isimli genç bir işadamı(şu anda hiçbir iş yapmadığını söylüyor).


ICD, web sitesindeki açıklamaları ile, "Kültürlerarası ilişkileri her seviyede destekleyerek küresel barış ve istikrara katkıda bulunmak amacı ile kurulmuş" bir oluşum. Bu amaçla, "Kültürel değişimi kolaylaştıran aktiviteler düzenliyor, teoride ve pratikte kültürel diplomasi kavramı ile ilgili çalışmalar yapıyor ve bu amaçla hem sivil toplum örgütleri hem de devlet kurumlarını destekliyor, yakın bir işbirliği halinde çalışıyorlar.


ICD`nin kurucusu Mark`ın kendisi reddetmiş olsa da, bir siyaset bilimci olarak, ICD`nin alanında bir ilk olduğunu düşünüyor ve ICD`nin "Çok devlet yönelimli Sivil Toplum Örgütü(Intergovernmental NGO)" kavramının ilk örneği olarak anılabileceğini düşünüyorum. Zira, "Sert kuvvet kullanımı(Hard power)", "Yumuşak güç kullanımı(Soft power)" ve "Akıllıca güç kullanımı(Smart power)" gibi konular üzerinde yoğunlaşan ICD`nin, ürettiği bilginin tüketicisi daha çok devlet aktörleridir. Dahası, tek tek devletlerin ve sivil toplum örgütlerinin de faydalanması muhtemel bilgiler, ancak, birden çok devlet ya da daha doğrusu, "Devletlerin oluşturduğu Uluslararası Organizasyonların" kullanımı ile anlam kazanabilecek bilgilerdir. Tek bir sempozyumda bile, ICD`nin NATO, Avrupa Komisyonu ve Alman Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği halinde hareket ettiği düşünülürse, ortaya attığım tanımın, ICD için uygun olabileceği görülebilir. Toplantıda konuşmacı olan bireylerin %90`dan fazlasının eski bakan, elçi, bürokrat gibi devlet aktörleri olduğu düşünülürse, durum daha da açıklık kazanacaktır. Kısaca, ICD, kanımca, "Çok devlet yönelimli Sivil Toplum Örgütü(Intergovernmental NGO)" kavramının doğuşunu temsil etmektedir.


Kültürel diplomasi, yumuşak güç, akıllı güç kullanımı gibi kavramlar hakkında yazmayı başka makaleler ile sürdüreceğim. Ancak, bu yazıda, özellikle belirtmek istediğim başka bir husus var:


Sempozyumun üçüncü bölümü, yukarda da belirttiğim gibi, Afganistan ve Orta Asya hakkında, adeta NATO akil adamlar zirvesi idi.


tumgazeteler.com okurlarına, hemen oradan yazmak istediğim, fakat gerçekleştiremediğim çok önemli bir kaç gözlem, malesef daha ben gelmeden gündemin gerisine düştü: NATO`da büyük bir fikir ayrılığı ortaya çıkmış durumda. Hemen tüm oturumlarda, bunu çok belirgin bir şekilde gördüğümü söyleyebilirim:


Sempozyuma bir konuşmacı olarak katılan ABD Büyükelçisi Philip D. Murphy`nin, "Son raporlara göre, ABD Halkı Afganistan Operasyonu için yılda 80 ila 100 milyar dolar arasında para harcamaktadır ve buna rağmen Amerika Birleşik Devletleri istikrarı sağlamak için Afganistan`da ne kadar kalması gerekiyorsa o kadar kalacaktır" sözleri ...


Alman Parlementer ve konuşmacıların, "Afganistan meselesi hakkında kendi kamuoylarına açıklama yapmakta gittikçe daha zorlandıklarını, artık bir çekilme takvimi belirlemenin kaçınılmaz olduğunu" belirtmeleri ...


Dışişleri Eski Bakanımız Yaşar Yakış Bey`in "Afganistan`ı tarih boyunca pek çok büyük güç istila etmek istedi ve beceremedi. Son olarak Ruslar ve şimdi de Amerikalılar şanslarını deniyorlar" mealindeki sözleri dikkat çekici idi.


En ilginci ise, ABD Büyükelçisi Murphy`nin, konuşmacı olmadığı bir panele müdahale ederek, panelde konuşmacı olan FDP`li Alman Bayan Milletvekili`ne, parmağını tehditkar bir şekilde sallayarak konuşması idi. Sözleri çok önemli değil. Ama devletler arasındaki gerilim ortada idi. Bunu gördüğüm anda, basit bir çatlak olmadığını, çok yakın bir gelecekte, dünyada pek çok önemli gelişme yaşanacağını bir makale ile bildirmeyi düşündüm.


Son büyük gelişme, bu yazıdan önce gerçekleşti: Daha ben Almanya`dan dönmeden, hem de direkt olarak NATO, ABD ve Alman Ordusu ile ettiği sözlerden dolayı, Alman Cumhurbaşkanı Horst Köhler`in istifa etmesi(ya da ettirilmesi) oldu. ABD yanlısı gibi görünen konuşmalarının yanlış anlaşıldığını iddia eden Köhler, Alman tarihinde istifa eden ilk Cumhurbaşkanı oldu.


Bu gelişmelerin yoğunlaşarak devam edeceğini düşünüyorum. Sorun kanaatimce Afganistan ile de sınırlı değil. Sayın Yaşar Yakış`ın bilgeliğine ve nezaketine yaraşır şekilde yaptığı sunumda Afganistan`ın öneminin doğal zenginlikten değil, jeo-stratejik bir erişim noktası olmasından kaynaklandığını söylemesi önemli idi. Konumundan ya da nezaketinden söyleyemediği ise, ABD`nin Afganistan`ı "Orta Asya`yı kontrol altında tutmak amacı" ile işgal ettiği idi. Manas`daki askeri üs sorununu ve kargaşayı sadece hatırlatmakla yetindi.


Aynı durum Irak için de geçerlidir. Bir kaç ay önce, ORSAM`ın düzenlediği bir toplantıda, Irak Eski Başbakanı İyad Allavi`ye sorduğum ve cevabını alamadığım soru ise, ABD`nin Irak`ı demokrasi getirmek için işgal etmediği, tam tersine, istikrarsızlaştırarak bölgede kalmasını sağlayacak bir alan yaratmak amacını güttüğünün kanıtıdır: "Dünya basınında, Irak`ın ABD tarafından işgali sonrasında, 30 binden fazla akademisyen, profesyonel ve entellektüelin katledildiğini okuyoruz. Doğru mudur? Doğru ise, bu bir milletin beyninin ezilmesidir. Beyinsiz bir milletin istikrarı olmaz. Bu konuda üretilen politikalar var mıdır?"


Irak Ortadoğu`yu, Afganistan Orta Asya`yı, Açe ise Güneydoğu Asya`yı askeri olarak kontrol etmeye yarayacak bölgeler. Bu üç hayati bölgede de, bir şekilde kaos yaratıldı. İkisinde askeri kontrol noktası kurulabildi. Açe ise, kendisine "insani yardım" getiren uçak gemilerini karasularına sokmayı reddetti.


Kısacası, ABD`nin dünyadaki askeri hegemonyası, NATO içinde bile ciddi tartışmalara sebep olmuş durumda. Ne İsrail`in son günlerdeki azgınlığı, ne Alman Cumhurbaşkanı`nın istifası, ne PKK saldırısı, ne Baykal`a kaset komplosu, ne yıllardan sonra Kuzey İrlanda`da bir polis karakolu`nun IRA tarafından bombalanması, ne Avrupa`yı sarmakta olan ekonomik kriz birbirinden bağımsız olaylar.


Dünya yeni bir düzenin doğum sancılarını yaşıyor. Soğuk Savaş şartlarına göre tasarlanmış Birleşmiş Milletler Örgütü, NATO gibi kurumlar yeni koşullara cevap veremiyor. ABD artık tek küresel güç olmadığı gerçeği ile yüzleşiyor.


Bu sancılar artarak devam edecektir. Çatışmalar ve kaosun ardından yeni güçler net bir şekilde belli olacak, uluslararası örgütlenmeler bu yeni güç dağılımına göre şekillendirilecek ve dünya yeni bir istikrar dönemine kavuşacaktır.


Ve tartışmaların kalbinde bulunarak edindiğimiz izlenim, her ne olursa olsun, Türk Ordusu`nun güçlü kalmasının ne kadar önemli olduğudur. Türk Ordusu`nun gücü ve önemi, dünyanın en önemli kararlarının alındığı bu platformlarda çok daha iyi ortaya çıkıyor: Türkiye olmadan kimse dünyaya bir düzen getiremez.


Not: Bu yazının yayına koyulduğu günün akşamı, Japon Başbakanı Yukio Hatoyama`nın, ülkesindeki ABD üslerini kaldırma sözü vermesine rağmen kaldıramadığından dolayı istifa kararı aldığı haberi elimize ulaştı. Almanya Cumhurbaşkanı ve hemen ardından Japon Başbakanı`nın istifa etmeleri "Çok ilginç gelişmeler olacak" tezimizi doğruluyor. Gelişmelerin burada durmayacağını düşünüyor, okurlarımız gibi ilgiyle izlemeye devam ediyoruz



Yorum ekle

BANA GÖRE NEDEN HAYIR....
03.09.2010 - 16:45
Ekleyen: Tümer TOPAL Offline
Konu: Güncel
Arkadaşına Gönder  Yazıcı Dostu Görünüm
Okunma: 13
BANA GÖRE NEDEN HAYIR.................

ÖNCELİK DEMOKRASİ İSE BU GÜNE KADAR DEMOKRASİ ADINA NE YAPILDI BİR BAKALIM MI????




1. EN BAŞTA ERDOĞAN HÜKÜMETİ PKK İLE MÜCADELEYİ ABD YE YÜKLEDİ VE STRATEJİK ORTAK DİYE KAFAMIZA ÇUVALI GEÇİRDİLER....DOĞRU MU DOĞRU !!!

2. PEYGAMBERİMİZİN VEDA HUTBESİNDEKİ MİRASI OLAN BABANIN SUÇUNU OĞULA OĞLUN SUÇUNUDA BABAYA SORMAYIN VASİYETİNE KARŞI OLARAK, HİTLER YASASI OLAN KAN BAĞI YASASINI DEMOKRASİNİ N VE HUKUKUN TÜM İLKELERİNİ ÇİĞNEYEREK ÇIKARDILAR DOĞRUMU DOĞRU????

3. KANUNLAR DEMOKRASİLERDE GERİYE DÖNÜK İŞLEMEZ AMA SAYIN GENEL BAŞKANIMIZA OLUNCA KİMSE SES ÇIKARMADI DOĞRU MU DOĞRU???

4. SAYIN BAŞBAKAN İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANLIĞI SIRASINDA ALBAYRAKLARA BELEDİYE KASANINDAN MİLYAR DOLARLAR KAZANDIRIRKEN KENDİSİDE KAZANDIMI DOĞRU MU DOĞRU????

5. ERGENEKON DAVASINDA DEMOKRASİNİN VE HUKUKUN TÜM KURALLARI ÇİĞNENDİMİ DOĞRU MU DOĞRU....

6. HER SEÇİMDE VE REFERANDUMDA BU HÜKÜMET HALKIMIZI VE VATANDAŞLARIMIZI BANA OY VERMEZSENİZ SİZLERE YATIRIM YAPMAM DİYE TEHDİT ETTİ. DOĞRU MU DOĞRU!!!!

7. MALİYE BAKANI UNAKITAN BEN BU ÜLKEYİ BABALAR GİBİ SATARIM DEDİMİ DEDİ DOĞRUMU DOĞRU SATTI MI SATTI..

8. YAKLAŞIK 8 YILDIR HİÇ BİR VATANDAŞ TOPLULUĞUMUZA ADAM GİBİ BİR GELİR SAĞLADILAR MI SAĞLAMADILAR DOĞRU MU DOĞRU YANDAŞLAR VE ÇALIK GURUBU ALBAYRAKLAR GURUBU HARİÇ.....

9. DOĞAN MEDYA İLE MİLYARLARCA DOLAR VERGİ CEZASI YAZIP SONRA ÜÇ KURUŞA ANLAŞTILAR MI ANLAŞTILAR ...... DOĞRUMU DOĞRU....

10. TOKİDE 450 BİN KONUT ÜRETTİLER. DEVLET HAZİNE ARAZİLERİ ÜZERİNDEN SONRA ORTALAMA 70 BİN TL KARLA BU KONUTLARI SATTILAR MEYDANA GELEN 30 MİLYAR TL LİK PARA NEREDE SORAN YOK DOĞRUMU DOĞRU........

11. TÜM DEMOKRASİ ADINA MİLLETİMİZİ HAKİM SAVCI GENERAL AMİRAL YAZAR ÇİZER GAZETECİ. TELEVİZYONCU SANAYİCİ DİNLEDİLERMİ HUKUKSUZ OLARAK DİNLEDİLER DOĞRU MU DOĞRU????

12. DEVLET GÖREVLİLERİNE TERÖRİST TERÖRİSTLERE MİSAFİR GİBİ DAVRANIP DEVLETİMİZİ YOK OLMA YOLUNDA DÖNÜLMEZ BİR İSTİKAMETE SOKTULAR MI SOKTULAR....

13 . SANAYİ ODALARI TİCARET ODALARI ATO BAŞKANINA YAPILANDAN SONRA SESLERİNİ ÇIKARAMAZ OLDULAR. EVET DOĞRU MU DOĞRU....

SAYIN CEM UZAN A YAPILANLARA O ZAMAN SES ÇIKARMAYANLAR YETKİLİ VE YETKİSİZ, HATTA ŞAK ŞAK ÇILIK YAPANLAR VE ALKIŞ TUTANLAR BU GÜN YARATILAN BU KORKU LABİRENTLERİNİN KARANLIĞINDA BİR IŞIK ARAMAKTALAR.

BU İŞİN PARAYLA DEĞİL SIRAYLA OLDUĞUNU OZAMAN HATIRINA GETİRMEYENLER BU GÜN KARANLIK KÖŞELERİNDEN SESLERİNİ KESMİŞ HATTA BAZILARI KADINLARIN ARKASINA GİZLENMİŞ VAZİYETTE KURTULUŞ İÇİN İÇLERİNDEN OKUMADIKLARI DUA KALMADI... AMA NAFİLE İŞTE ANLADINIZ MI ŞİMDİ CEM UZAN NEDEN BÜYÜK TÜ.... SİZLERİN KARŞISINDA

HADİ CESARETİNİZ VARSA KONUŞUN ...BEKLİYORUZ......İŞTE SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELDİ GELDİ.........NASILMIŞ...İYİ Mİ BÖYLE...BUMU ÖZLEDİĞİNİZ DEMOKRASİ HUKUK ADALET ALIN TEPE TEPE KULLANIN ........

ŞİMDİ SADECE BUNLAR ORTADAYKEN BİZLER BUNLARIN DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK YALANLARINA DAHA NE KADAR KANACAĞIZ BİZ APTALMIYIZ DEĞİLİZ...

AÇILIMLAR ERMENİ PKK KÜRT, SÜRİYE, FİLİSTİN, AB AÇILIMLARI HEPSİ FİYASKO,
İŞTE SİZE BİRKAÇ ÖRNEK ŞİMDİ ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUP EVET BUNLAR GERÇEKTEN DEMOKRASİNİN GEREĞİ DİYORSANIZ SİZ DEMOKRASİ VE HUKUKTAN HİÇ BİR NASİP ALMAMIŞSINIZ VE SİZLERDE ALLAH KORKUSU YOK DERİM...

MİLLETE DİN İMAN AMA KENDİLERİNE DEVLET VE MİLLET KESESİNDEN MAL MÜLK HAN HAMAM.............YA İŞ TE BÖYLE........

BUNLARIN YÜZÜNDEN KENDİ CANINA KIYANLARI YAZMADIK DAHA ŞİMDİ BİZCE NEDEN HAYIR ANLADIK MI???? HERKESE SAYGILAR...




TÜMER TOPAL
ANKARA İL BAŞKANI



Yorum ekle

AHİM DE İLGİNÇ GELİŞME HÜKÜMETE ŞOK
28.08.2010 - 17:06
Ekleyen: Tümer TOPAL Offline
Konu: Güncel
Arkadaşına Gönder  Yazıcı Dostu Görünüm
Okunma: 9


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uzan ailesi'nin, ÇEAŞ ve Kepez konusunda Ankara'ya karşı dava başvurusunu kabul etti.

Strasbourg'daki Uzan davasının ilk duruşması 30 Kasım'da yapılacak. Ntvmsnbc’den Kayhan Karaca’nın haberine göre, Duruşma talebi davacı taraftan, yani Uzan ailesinden gelmişti. AİHM, sadece önem verdiği başvurularla ilgili davalarda duruşma düzenleme kararı alıyor.

Kemal Uzan, ÇEAŞ ve Kepez'le ilgili davalarda mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 2003'te Ankara'yı AİHM’e şikayet etmişti.

Davacı taraf; ÇEAŞ ve KEPEZ’in elektrik dağıtım kontratlarının 17 Haziran 2003 tarihli Bakanlar Kurulu kararlarıyla iptal edilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkıyla ilgili maddesine aykırı olduğunu savunuyor. Bakanlar Kurulunun iptal kararları Danıştay tarafından da 16 Şubat 2004 ve 17 Mart 2004 tarihlerinde onaylanmıştı.



MİLYONLARCA LİRA TAZMİNAT İSTİYORLAR

Davacı Uzan ailesi, Türk mahkemeleri önünde ÇEAŞ ve KEPEZ davalarında adil yargılanma olmadığını ve Danıştayın aldığı karara karşı mahkemeler önünde etkin başvuru hakkı tanınmadığını da iddia ediyor. Bu tezlerden yola çıkarak, gördüğü ve milyonlarca lira olduğunu söylediği zararın tazmin edilmesini talep ediyor.

ÇEAŞ ve KEPEZ, hidroelektrik santral işletimi konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıyla 9 Mart 1998 tarihinde, 60 yıl geçerli kontrat imzalamıştı. ÇEAŞ'ın kontratı, Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye kentleri ile Kahramanmaraş'ın bazı köylerinde elektrik üretim, dağıtım ve pazarlanmasını öngörmekteydi. KEPEZ'in kontratı ise aynı işlemlerin Antalya kenti ile Burdur'un bazı köylerinde yapılmasını kapsıyordu.

Resmi Gazete'de 28 Kasım 2002 tarihinde yayımlanan "Elektrik Piyasasında Birden fazla Piyasa Faaliyetini Sürdürmekte Olan Tüzel Kişilerin Mevcut Sözleşmelerinde Yapılacak Tadillere ve İletim Faaliyeti ile Vazgeçilen Faaliyetlerin Devrine İlişkin Yönetmelik" çerçevesinde, ÇEAŞ ve KEPEZ'in elektrik dağıtım merkezlerinin en geç 31 Aralık 2002 tarihine kadar TİAŞ'a (Türkiye İletim Anonim Şirketi) devredilmesi gerekiyordu.

Ancak ÇEAŞ ve KEPEZ bu yönetmeliğe karşı çıkıp, 30 Aralık 2002 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EPDK'ya (Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu) başvurup kararı değiştirmek istedi. Bu başvuru sonuç vermeyince, 10 Ocak 2003 tarihinde yönetmeliğin iptali için Danıştay'a başvuran ÇEAŞ ve KEPEZ'in bu talepleri de Danıştay tarafından geri çevirdi.

ÇEAŞ ve KEPEZ şirketlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ihtarı üzerine dağıtım merkezlerini iade etmemesi üzerine, bu iki şirketin işletme kontratları Bakanlar Kurulu kararlarıyla 17 Haziran 2003 tarihinde feshedildi.


Yorum ekle

Toplam 49 sayfa     1 2 3 4 5 6 Sonraki sayfa Son sayfa »

istiklal marşı


Seçmen Listesi
Seçmen Bilgi

Önemli Telefonlar
110 Yangın İhbar
185 Su Arıza
153 Beyaz Masa
188 Cenaze Hizmetleri
155 Polis İmdat
154 Alo Trafik
186 Elektrik Arıza Şeb.
177 Orman Yangın İhbar
112 Acil Yardım
0555-8453030 DeSTeK

Neler Yeni
Yazılar
2 yazı son 24 saatte

Yorumlar son 48 saat
Hiç yeni yorum yok.

Linkler son 2 hafta
Hiç yeni link yok.

Galeri son 2 hafta
Hiç yeni resim yok.

Dosyalar son 2 hafta
Hiç yeni dosya yok.


Oy Kullan
12 EYLÜLDE YAPILACAK REFERANDUMDA OYUNUZ NE OLACAK
EVET
HAYIR
Sonuçlar
129 oy

Oy Kullan
TÜRKİYE SİZCE İYİ YÖNETİLİYOR MU?
EVET İYİ YÖNETİLİYOR
HAYIR İYİ YÖNETİLMİYORUZ.
Sonuçlar
172 oy

Oy Kullan
ADALET MEKANİZMASININ ADİL OLDUĞUNA İNANIYORMUSUNUZ ?
Hayır
Evet
Sonuçlar
172 oy

Sende Yolla

Etkinlikler
Gelecek 2 gün içinde takvimdeki olaylar
Hiç takvim kaydı yok

 PPSÇPCC
»


1 2 3 4
» 5 6 7 8 9 10 11
» 12 13 14 15 16 17 18
» 19 20 21 22 23 24 25
» 26 27 28 29 30


Havanı Koru
Hava Durumu


Kızılay


RSS Feed: GENÇ PARTİ ANKARA İL BAŞKANLIĞI (Yazılar)

Yazı Ekle | Forumlar | Galeri | Takvim | Linkler | Dosyalar | Üyeler | Arama | Ziyaretçi Defteri

Powered by SePortal 2.4
Copyright © 2006-2010 SePortal.org