Ana Sayfa
Hoş Geldiniz Ziyaretçi · Kayıt yap
Atatürk



GeNÇ PaRTi Ankara

Kullanıcılar
Kullanıcı Adı:

Şifre:

Sonraki ziyaretimde beni otomatik kaydet!


» Kayıp Şifre
» Kayıt yap

Genç Parti Twitter
Genç Parti Twitter

Rastgele Resimler
tüm
tüm
Yorumlar: 0
admin

Türkiye
TüRKiYe

Reklam
Reklam


Ana Sayfa / Üye Profili

 

Tümer TOPAL

Newbie

Group Icon


· Bu kullanıcının gönderdiği iletileri bul

4 Eyl 2010
BU MÜBAREK GECE TÜM TÜRK VE İSLAM ALEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLSUN . TÜM İNSANLIĞIN KURTULUŞUNA BİR SEBEB OLSUN NEREDE VE KİMLER TARAFINDAN İŞLENEN BİR ZULUM VARSA HEPSİ SON BULSUN..

YÜCE MİLLETİMİZİN MÜBAREK KADİR GECESİ KUTLU OLSUN....

TÜMER TOPAL
GENÇ PARTİ ANKARA İL BAŞKANI



Kadir Gecesi





Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü (bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:
"Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar."
(Kadir Suresi )


Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:


"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır."


"Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır."

Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor :


-Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu:


- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)


Peygamberimiz (sav) buyuruyor:


"Kadir gecesinde bir defa, Kadir sûresini okumak, (başka zamanda) Kur’ân-ı kerîmi hatmetmekten daha sevâptır. Bu gece koyun sağma müddeti kadar namaz kılmak, ibâdet etmek, bir ay her geceyi ibâdetle geçirmekten daha kıymetlidir."

Bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet vakitlerinden birisidir. Süfyan-ı Sevrî demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur'ân okuyup da dua ederse güzel olur.

İbnü Hacer Heytemî Tuhfetü'l-Muhtâc'da der ki:

"Kadir gecesini görene, saklaması sünnettir. Onun kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ'nın bildirdiği kimseler nail olur."



--------------------------------------------------------------------------------
Kadir Gecesi Geçmişmidir Yoksa Tekrar Etmekte midir?

--------------------------------------------------------------------------------

Kadir gecesi, meşhur olduğu üzere, Kur'ân'ın nazil olduğu veya sabahında Bedir zaferinin vuku bulduğu gece olduğuna göre o bir defa olmuş geçmiştir. Her sene Ramazan'da olacak olan onun şeref ve hatırasıdır, demek olur. Nitekim bazıları onun bir defa olup kalktığını kabul etmişlerdir. Fakat Kadir gecesi onlardan dolayı değil, onlar Kadir gecesine rastlamış olduğuna göre de Kadir gecesi bütün sene içinde gizli olup, en çok Ramazan'da ve en çok son onunda ve en çok yirmi yedinci veya sonuncu gece olması ihtimali en galip bulunan mübarek bir takdir gecesi olarak tekrar eder ki, bilinen, çoğunluğun görüşü de budur.

--------------------------------------------------------------------------------
Kadir Gecesi Her Sene Ramazanın Aynı Gününe mi Geliyor?
--------------------------------------------------------------------------------
Hayır. Allahü teâlâ, Kadir gecesini gizlemiş, yani Ramazan ayının çeşitli günlerine koymaktadır. Bu sene Ramazanın birine koyarsa öteki sene Ramazanın yedisine koyabilir, Kadir gecesi o gece olur. Diğer geceler gibi falanca ayın belli bir günü yapmamış, bu geceyi gizlemiştir. Bu gecenin aylarla ilgisi yok, gece ile ilgisi var. Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesinde Kur'an-ı kerim inmiş ise, bu sene de Kadir gecesi Ramazanın üçüne alınmış olabilir. Demek ki bu mübarek gece Ramazanın üçüne geldi. Ay mefhumundan sıyrılmak gerekir. Diğer geceler ayla ilgili, Kadir gecesi ayla ilgili değil, gece ile ilgilidir. Allahü teâlâ dileseydi her aya bir tane koyardı ve her ayda Kadir gecesi olabilirdi. Kur'an-ı kerimin indiği bu geceyi de her ay kutlardık.

İlk defa Kur’an-ı kerimin nazil olduğu gecenin hususiyetini, faziletini ve bereketini Allahü teâlâ her sene başka bir geceye veriyor. Yani her sene değişik bir gecenin o kıymet ve fazileti taşımasını irade buyuruyor. Kur’an-ı kerimin nazil olduğu o mübarek gecenin her sene-i devriyesinde aynı gecenin o fazileti taşıması icap etmiyor. Başka bir gece o fazileti taşıyabiliyor. (4)


--------------------------------------------------------------------------------
Kadir Gecesi Olduğu Nasıl Anlaşılır?

--------------------------------------------------------------------------------
Denizlerin suyu bir an tatlılaşır.


Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur.


Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar.Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.


Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur.


--------------------------------------------------------------------------------
Kadir Gecesi Kaçıncı Gecedir?

--------------------------------------------------------------------------------
Kadir gecesinin, Ramazanı şerifin 20.sinden sonraki tek gecelerinde aranmasına dair müteaddit hadis şerifler varid olmuştur. Birinden itibaren tek gecelerde aranmasını tavsiye eden büyüklerimiz de vardır.



İmamı Şa'rani Hazretleri, Kadir gecesinin kaçıncı gece olduğunu, Ramazanı şerifin giriş günlerine göre şöyle tesbit etmiştir. İmamı Şarani Hazretleri 30 sene Kadir gecesiyle bu tarife göre müşeref olmuşlardır. Bir çok Allah dostuda bu usulle Kadir gecesini bulmuşlardır.
Pazar günü girerse 29.gece,
Pazartesi girerse 21.gece,
Salı girerse 27.gece,
Çarşamba girerse 19.gece,

Perşembe girerse 25.gece,
Cuma girerse 17.gece,
Cumartesi girerse 23.gece.

--------------------------------------------------------------------------------
Kadir Gecesinin 27.Gecedir Diyenlerin Delilleri

--------------------------------------------------------------------------------
Ulemanın ekserisi "Leyle-i kadir ramazan ayının yirmi yedinci gecesidir." demişlerdir. Bu görüşün sahibi bulunan ilim adamları delil olarak şu hadis-i şerifi göstermektedirler: "Leyle-i Kadir, yirmi yedinci gecedir."

Bu nakli delile ilaveten akli bir delil ile mevzûu daha belirgin hale getirmek istiyorum. Süre-i celilede (Kadir Suresi) "Leylet'ül Kadri" lafzı üç yerde geçmektedir. Bu lafzın harfleri dokuz tanedir. Bu sayıyı üçle çarptığımız zaman çıkan yekün de yirmi yediyi göstermektedir. (3)


--------------------------------------------------------------------------------
Her geceyi kadir, her gördüğünü Hızır bilmek

--------------------------------------------------------------------------------
Din adamlarının bazısı, leyle-i kadrin senenin günleri içinde gizlenmiş olduğunu söylemişlerdir. İhmalkarlık yapmasınlar ve diğer geceleri de ihya etsinler diye bu gecenin gizlendiğini ifade etmişlerdir.

Hızır aleyhisselam da gizlenmiştir. İlim adamlarına ve zahid kimselere gösterilen alaka, fukara ve gurebaya da gösterilmelidir. bu ihitimalden dolayı:


"Her geceyi kadir bil, her gördüğünü Hızır bil" denilmiştir. (3)


Cenab-ı Hak bu geceyi hakkıyla ihya eden kullar arasına bizleri de ilhak eylesin ve bizi zatına kul ve Habine ümmet olma şerefinde daim eylesin.


--------------------------------------------------------------------------------
Kadir Gecesini nasıl ihya edeceğiz?

--------------------------------------------------------------------------------

Yatsı namazında zammı sure olarak Kadir suresini okumalı.
Bir iki sayfa Kur'an-ı kerim okumalı.
Az da olsa sadaka vermeli.

Bu gece 4 rekat Kadir Gecesi Namazı kılınır.


4 Eyl 2010
Çok ilginç gelişmeler olacak

Yeni bir dünyanın doğum sancılarını yaşıyoruz. Uluslararası organizasyonlar mevcut halleri ile ihtiyaca cevap veremiyor.

tumgazeteler.com Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kizir`in yazısı


23 Mayıs`dan bu yana, Institute for Cultural Diplomacy(Kültürel Diplomasi Enstitüsü) isimli Sivil Toplum Örgütü`nün davetlisi olarak Berlin`de idim.

Davet sebebi, bir hafta sürecek, 3 bölümden oluşan bir sempozyum idi.


Sempozyumun birinci ve ikinci bölümleri, daha çok, "Kültürel diplomasi", "Yumuşak güç(soft power)" gibi kavramların tartışıldığı panel ve oturumlardan oluşurken, üçüncü bölüm NATO işbirliği ile, tamamen spesifik bir konu üzerine odaklanmıştı: Afganistan ve Orta Asya. Konuşmacılardan bir kaçını saydığımızda, aslında, bunun gayriresmi NATO akil adamlar zirvesi olduğu bile söylenebilir: NATO Eski Genel Sekreteri Alessandro Minuto Russo, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, İngiltere, Amerika, Fransa, Almanya ve diğer pek çok ülkeden eski Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, halen görevde olan NATO Strateji Geliştirme Daire Başkanı Albay Andrew Budd, ABD Berlin Büyükelçisi Philip D. Murphy gibi isimler konuşmacılar arasında idi. Oturumlardan bir kısmı Alman Parlementosunda, bir kısmı Alman Dışişleri Bakanlığı`nda, bir kısmı ise ICD Genel Merkezi`nde gerçekleştirildi.


Bilindiği gibi, 20. yüzyıl, özellikle de 1990`lı yıllar, Sivil Toplum Örgütü(ingilizce adı ile Non-Governmental Organization - NGO) kavramının gittikçe ivme kazanarak popülerleştiği yıllar. Daha sonra, Devlet Yönelimli Sivil Toplum Örgütleri(Governmental NGO) kavramı ortaya atıldı.


Devlet Yönelimli Sivil Toplum Örgütlerini kabaca, "devlet adına düşünce üreten sivil toplum örgütleri" olarak adlandırabiliriz. Amerika`da CFR(Council on Foreign Relations), Türkiye`de USAK ve ORSAM gibi Stratejik Araştırma Kuruluşları Devlet Yönelimli Sivil Toplum Örgütleri olarak adlandırılabilirler. Çalıştıkları alanlar genelde güvenlik, jeo-strateji ve diplomasi gibi, devlet dışında bir aktörün uygulamasının hemen hemen imkansız olduğu konular. Dolayısı ile, ürettikleri bilginin ilk adresi devlettir.


Institute for Cultural Diplomacy(ICD), adından da anlaşılacağı gibi, Kültürel Diplomasi konularında uzmanlaşmış bir sivil toplum örgütü(NGO). Kurucusu ve Başkanı Mark Donfried isimli genç bir aktivist. Kendi ifadesi ile, ICD`nin sponsoru ise, Rimann Vilnius isimli genç bir işadamı(şu anda hiçbir iş yapmadığını söylüyor).


ICD, web sitesindeki açıklamaları ile, "Kültürlerarası ilişkileri her seviyede destekleyerek küresel barış ve istikrara katkıda bulunmak amacı ile kurulmuş" bir oluşum. Bu amaçla, "Kültürel değişimi kolaylaştıran aktiviteler düzenliyor, teoride ve pratikte kültürel diplomasi kavramı ile ilgili çalışmalar yapıyor ve bu amaçla hem sivil toplum örgütleri hem de devlet kurumlarını destekliyor, yakın bir işbirliği halinde çalışıyorlar.


ICD`nin kurucusu Mark`ın kendisi reddetmiş olsa da, bir siyaset bilimci olarak, ICD`nin alanında bir ilk olduğunu düşünüyor ve ICD`nin "Çok devlet yönelimli Sivil Toplum Örgütü(Intergovernmental NGO)" kavramının ilk örneği olarak anılabileceğini düşünüyorum. Zira, "Sert kuvvet kullanımı(Hard power)", "Yumuşak güç kullanımı(Soft power)" ve "Akıllıca güç kullanımı(Smart power)" gibi konular üzerinde yoğunlaşan ICD`nin, ürettiği bilginin tüketicisi daha çok devlet aktörleridir. Dahası, tek tek devletlerin ve sivil toplum örgütlerinin de faydalanması muhtemel bilgiler, ancak, birden çok devlet ya da daha doğrusu, "Devletlerin oluşturduğu Uluslararası Organizasyonların" kullanımı ile anlam kazanabilecek bilgilerdir. Tek bir sempozyumda bile, ICD`nin NATO, Avrupa Komisyonu ve Alman Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği halinde hareket ettiği düşünülürse, ortaya attığım tanımın, ICD için uygun olabileceği görülebilir. Toplantıda konuşmacı olan bireylerin %90`dan fazlasının eski bakan, elçi, bürokrat gibi devlet aktörleri olduğu düşünülürse, durum daha da açıklık kazanacaktır. Kısaca, ICD, kanımca, "Çok devlet yönelimli Sivil Toplum Örgütü(Intergovernmental NGO)" kavramının doğuşunu temsil etmektedir.


Kültürel diplomasi, yumuşak güç, akıllı güç kullanımı gibi kavramlar hakkında yazmayı başka makaleler ile sürdüreceğim. Ancak, bu yazıda, özellikle belirtmek istediğim başka bir husus var:


Sempozyumun üçüncü bölümü, yukarda da belirttiğim gibi, Afganistan ve Orta Asya hakkında, adeta NATO akil adamlar zirvesi idi.


tumgazeteler.com okurlarına, hemen oradan yazmak istediğim, fakat gerçekleştiremediğim çok önemli bir kaç gözlem, malesef daha ben gelmeden gündemin gerisine düştü: NATO`da büyük bir fikir ayrılığı ortaya çıkmış durumda. Hemen tüm oturumlarda, bunu çok belirgin bir şekilde gördüğümü söyleyebilirim:


Sempozyuma bir konuşmacı olarak katılan ABD Büyükelçisi Philip D. Murphy`nin, "Son raporlara göre, ABD Halkı Afganistan Operasyonu için yılda 80 ila 100 milyar dolar arasında para harcamaktadır ve buna rağmen Amerika Birleşik Devletleri istikrarı sağlamak için Afganistan`da ne kadar kalması gerekiyorsa o kadar kalacaktır" sözleri ...


Alman Parlementer ve konuşmacıların, "Afganistan meselesi hakkında kendi kamuoylarına açıklama yapmakta gittikçe daha zorlandıklarını, artık bir çekilme takvimi belirlemenin kaçınılmaz olduğunu" belirtmeleri ...


Dışişleri Eski Bakanımız Yaşar Yakış Bey`in "Afganistan`ı tarih boyunca pek çok büyük güç istila etmek istedi ve beceremedi. Son olarak Ruslar ve şimdi de Amerikalılar şanslarını deniyorlar" mealindeki sözleri dikkat çekici idi.


En ilginci ise, ABD Büyükelçisi Murphy`nin, konuşmacı olmadığı bir panele müdahale ederek, panelde konuşmacı olan FDP`li Alman Bayan Milletvekili`ne, parmağını tehditkar bir şekilde sallayarak konuşması idi. Sözleri çok önemli değil. Ama devletler arasındaki gerilim ortada idi. Bunu gördüğüm anda, basit bir çatlak olmadığını, çok yakın bir gelecekte, dünyada pek çok önemli gelişme yaşanacağını bir makale ile bildirmeyi düşündüm.


Son büyük gelişme, bu yazıdan önce gerçekleşti: Daha ben Almanya`dan dönmeden, hem de direkt olarak NATO, ABD ve Alman Ordusu ile ettiği sözlerden dolayı, Alman Cumhurbaşkanı Horst Köhler`in istifa etmesi(ya da ettirilmesi) oldu. ABD yanlısı gibi görünen konuşmalarının yanlış anlaşıldığını iddia eden Köhler, Alman tarihinde istifa eden ilk Cumhurbaşkanı oldu.


Bu gelişmelerin yoğunlaşarak devam edeceğini düşünüyorum. Sorun kanaatimce Afganistan ile de sınırlı değil. Sayın Yaşar Yakış`ın bilgeliğine ve nezaketine yaraşır şekilde yaptığı sunumda Afganistan`ın öneminin doğal zenginlikten değil, jeo-stratejik bir erişim noktası olmasından kaynaklandığını söylemesi önemli idi. Konumundan ya da nezaketinden söyleyemediği ise, ABD`nin Afganistan`ı "Orta Asya`yı kontrol altında tutmak amacı" ile işgal ettiği idi. Manas`daki askeri üs sorununu ve kargaşayı sadece hatırlatmakla yetindi.


Aynı durum Irak için de geçerlidir. Bir kaç ay önce, ORSAM`ın düzenlediği bir toplantıda, Irak Eski Başbakanı İyad Allavi`ye sorduğum ve cevabını alamadığım soru ise, ABD`nin Irak`ı demokrasi getirmek için işgal etmediği, tam tersine, istikrarsızlaştırarak bölgede kalmasını sağlayacak bir alan yaratmak amacını güttüğünün kanıtıdır: "Dünya basınında, Irak`ın ABD tarafından işgali sonrasında, 30 binden fazla akademisyen, profesyonel ve entellektüelin katledildiğini okuyoruz. Doğru mudur? Doğru ise, bu bir milletin beyninin ezilmesidir. Beyinsiz bir milletin istikrarı olmaz. Bu konuda üretilen politikalar var mıdır?"


Irak Ortadoğu`yu, Afganistan Orta Asya`yı, Açe ise Güneydoğu Asya`yı askeri olarak kontrol etmeye yarayacak bölgeler. Bu üç hayati bölgede de, bir şekilde kaos yaratıldı. İkisinde askeri kontrol noktası kurulabildi. Açe ise, kendisine "insani yardım" getiren uçak gemilerini karasularına sokmayı reddetti.


Kısacası, ABD`nin dünyadaki askeri hegemonyası, NATO içinde bile ciddi tartışmalara sebep olmuş durumda. Ne İsrail`in son günlerdeki azgınlığı, ne Alman Cumhurbaşkanı`nın istifası, ne PKK saldırısı, ne Baykal`a kaset komplosu, ne yıllardan sonra Kuzey İrlanda`da bir polis karakolu`nun IRA tarafından bombalanması, ne Avrupa`yı sarmakta olan ekonomik kriz birbirinden bağımsız olaylar.


Dünya yeni bir düzenin doğum sancılarını yaşıyor. Soğuk Savaş şartlarına göre tasarlanmış Birleşmiş Milletler Örgütü, NATO gibi kurumlar yeni koşullara cevap veremiyor. ABD artık tek küresel güç olmadığı gerçeği ile yüzleşiyor.


Bu sancılar artarak devam edecektir. Çatışmalar ve kaosun ardından yeni güçler net bir şekilde belli olacak, uluslararası örgütlenmeler bu yeni güç dağılımına göre şekillendirilecek ve dünya yeni bir istikrar dönemine kavuşacaktır.


Ve tartışmaların kalbinde bulunarak edindiğimiz izlenim, her ne olursa olsun, Türk Ordusu`nun güçlü kalmasının ne kadar önemli olduğudur. Türk Ordusu`nun gücü ve önemi, dünyanın en önemli kararlarının alındığı bu platformlarda çok daha iyi ortaya çıkıyor: Türkiye olmadan kimse dünyaya bir düzen getiremez.


Not: Bu yazının yayına koyulduğu günün akşamı, Japon Başbakanı Yukio Hatoyama`nın, ülkesindeki ABD üslerini kaldırma sözü vermesine rağmen kaldıramadığından dolayı istifa kararı aldığı haberi elimize ulaştı. Almanya Cumhurbaşkanı ve hemen ardından Japon Başbakanı`nın istifa etmeleri "Çok ilginç gelişmeler olacak" tezimizi doğruluyor. Gelişmelerin burada durmayacağını düşünüyor, okurlarımız gibi ilgiyle izlemeye devam ediyoruz


3 Eyl 2010
BANA GÖRE NEDEN HAYIR.................

ÖNCELİK DEMOKRASİ İSE BU GÜNE KADAR DEMOKRASİ ADINA NE YAPILDI BİR BAKALIM MI????




1. EN BAŞTA ERDOĞAN HÜKÜMETİ PKK İLE MÜCADELEYİ ABD YE YÜKLEDİ VE STRATEJİK ORTAK DİYE KAFAMIZA ÇUVALI GEÇİRDİLER....DOĞRU MU DOĞRU !!!

2. PEYGAMBERİMİZİN VEDA HUTBESİNDEKİ MİRASI OLAN BABANIN SUÇUNU OĞULA OĞLUN SUÇUNUDA BABAYA SORMAYIN VASİYETİNE KARŞI OLARAK, HİTLER YASASI OLAN KAN BAĞI YASASINI DEMOKRASİNİ N VE HUKUKUN TÜM İLKELERİNİ ÇİĞNEYEREK ÇIKARDILAR DOĞRUMU DOĞRU????

3. KANUNLAR DEMOKRASİLERDE GERİYE DÖNÜK İŞLEMEZ AMA SAYIN GENEL BAŞKANIMIZA OLUNCA KİMSE SES ÇIKARMADI DOĞRU MU DOĞRU???

4. SAYIN BAŞBAKAN İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANLIĞI SIRASINDA ALBAYRAKLARA BELEDİYE KASANINDAN MİLYAR DOLARLAR KAZANDIRIRKEN KENDİSİDE KAZANDIMI DOĞRU MU DOĞRU????

5. ERGENEKON DAVASINDA DEMOKRASİNİN VE HUKUKUN TÜM KURALLARI ÇİĞNENDİMİ DOĞRU MU DOĞRU....

6. HER SEÇİMDE VE REFERANDUMDA BU HÜKÜMET HALKIMIZI VE VATANDAŞLARIMIZI BANA OY VERMEZSENİZ SİZLERE YATIRIM YAPMAM DİYE TEHDİT ETTİ. DOĞRU MU DOĞRU!!!!

7. MALİYE BAKANI UNAKITAN BEN BU ÜLKEYİ BABALAR GİBİ SATARIM DEDİMİ DEDİ DOĞRUMU DOĞRU SATTI MI SATTI..

8. YAKLAŞIK 8 YILDIR HİÇ BİR VATANDAŞ TOPLULUĞUMUZA ADAM GİBİ BİR GELİR SAĞLADILAR MI SAĞLAMADILAR DOĞRU MU DOĞRU YANDAŞLAR VE ÇALIK GURUBU ALBAYRAKLAR GURUBU HARİÇ.....

9. DOĞAN MEDYA İLE MİLYARLARCA DOLAR VERGİ CEZASI YAZIP SONRA ÜÇ KURUŞA ANLAŞTILAR MI ANLAŞTILAR ...... DOĞRUMU DOĞRU....

10. TOKİDE 450 BİN KONUT ÜRETTİLER. DEVLET HAZİNE ARAZİLERİ ÜZERİNDEN SONRA ORTALAMA 70 BİN TL KARLA BU KONUTLARI SATTILAR MEYDANA GELEN 30 MİLYAR TL LİK PARA NEREDE SORAN YOK DOĞRUMU DOĞRU........

11. TÜM DEMOKRASİ ADINA MİLLETİMİZİ HAKİM SAVCI GENERAL AMİRAL YAZAR ÇİZER GAZETECİ. TELEVİZYONCU SANAYİCİ DİNLEDİLERMİ HUKUKSUZ OLARAK DİNLEDİLER DOĞRU MU DOĞRU????

12. DEVLET GÖREVLİLERİNE TERÖRİST TERÖRİSTLERE MİSAFİR GİBİ DAVRANIP DEVLETİMİZİ YOK OLMA YOLUNDA DÖNÜLMEZ BİR İSTİKAMETE SOKTULAR MI SOKTULAR....

13 . SANAYİ ODALARI TİCARET ODALARI ATO BAŞKANINA YAPILANDAN SONRA SESLERİNİ ÇIKARAMAZ OLDULAR. EVET DOĞRU MU DOĞRU....

SAYIN CEM UZAN A YAPILANLARA O ZAMAN SES ÇIKARMAYANLAR YETKİLİ VE YETKİSİZ, HATTA ŞAK ŞAK ÇILIK YAPANLAR VE ALKIŞ TUTANLAR BU GÜN YARATILAN BU KORKU LABİRENTLERİNİN KARANLIĞINDA BİR IŞIK ARAMAKTALAR.

BU İŞİN PARAYLA DEĞİL SIRAYLA OLDUĞUNU OZAMAN HATIRINA GETİRMEYENLER BU GÜN KARANLIK KÖŞELERİNDEN SESLERİNİ KESMİŞ HATTA BAZILARI KADINLARIN ARKASINA GİZLENMİŞ VAZİYETTE KURTULUŞ İÇİN İÇLERİNDEN OKUMADIKLARI DUA KALMADI... AMA NAFİLE İŞTE ANLADINIZ MI ŞİMDİ CEM UZAN NEDEN BÜYÜK TÜ.... SİZLERİN KARŞISINDA

HADİ CESARETİNİZ VARSA KONUŞUN ...BEKLİYORUZ......İŞTE SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELDİ GELDİ.........NASILMIŞ...İYİ Mİ BÖYLE...BUMU ÖZLEDİĞİNİZ DEMOKRASİ HUKUK ADALET ALIN TEPE TEPE KULLANIN ........

ŞİMDİ SADECE BUNLAR ORTADAYKEN BİZLER BUNLARIN DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK YALANLARINA DAHA NE KADAR KANACAĞIZ BİZ APTALMIYIZ DEĞİLİZ...

AÇILIMLAR ERMENİ PKK KÜRT, SÜRİYE, FİLİSTİN, AB AÇILIMLARI HEPSİ FİYASKO,
İŞTE SİZE BİRKAÇ ÖRNEK ŞİMDİ ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUP EVET BUNLAR GERÇEKTEN DEMOKRASİNİN GEREĞİ DİYORSANIZ SİZ DEMOKRASİ VE HUKUKTAN HİÇ BİR NASİP ALMAMIŞSINIZ VE SİZLERDE ALLAH KORKUSU YOK DERİM...

MİLLETE DİN İMAN AMA KENDİLERİNE DEVLET VE MİLLET KESESİNDEN MAL MÜLK HAN HAMAM.............YA İŞ TE BÖYLE........

BUNLARIN YÜZÜNDEN KENDİ CANINA KIYANLARI YAZMADIK DAHA ŞİMDİ BİZCE NEDEN HAYIR ANLADIK MI???? HERKESE SAYGILAR...




TÜMER TOPAL
ANKARA İL BAŞKANI


28 Ağu 2010


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uzan ailesi'nin, ÇEAŞ ve Kepez konusunda Ankara'ya karşı dava başvurusunu kabul etti.

Strasbourg'daki Uzan davasının ilk duruşması 30 Kasım'da yapılacak. Ntvmsnbc’den Kayhan Karaca’nın haberine göre, Duruşma talebi davacı taraftan, yani Uzan ailesinden gelmişti. AİHM, sadece önem verdiği başvurularla ilgili davalarda duruşma düzenleme kararı alıyor.

Kemal Uzan, ÇEAŞ ve Kepez'le ilgili davalarda mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 2003'te Ankara'yı AİHM’e şikayet etmişti.

Davacı taraf; ÇEAŞ ve KEPEZ’in elektrik dağıtım kontratlarının 17 Haziran 2003 tarihli Bakanlar Kurulu kararlarıyla iptal edilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkıyla ilgili maddesine aykırı olduğunu savunuyor. Bakanlar Kurulunun iptal kararları Danıştay tarafından da 16 Şubat 2004 ve 17 Mart 2004 tarihlerinde onaylanmıştı.



MİLYONLARCA LİRA TAZMİNAT İSTİYORLAR

Davacı Uzan ailesi, Türk mahkemeleri önünde ÇEAŞ ve KEPEZ davalarında adil yargılanma olmadığını ve Danıştayın aldığı karara karşı mahkemeler önünde etkin başvuru hakkı tanınmadığını da iddia ediyor. Bu tezlerden yola çıkarak, gördüğü ve milyonlarca lira olduğunu söylediği zararın tazmin edilmesini talep ediyor.

ÇEAŞ ve KEPEZ, hidroelektrik santral işletimi konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıyla 9 Mart 1998 tarihinde, 60 yıl geçerli kontrat imzalamıştı. ÇEAŞ'ın kontratı, Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye kentleri ile Kahramanmaraş'ın bazı köylerinde elektrik üretim, dağıtım ve pazarlanmasını öngörmekteydi. KEPEZ'in kontratı ise aynı işlemlerin Antalya kenti ile Burdur'un bazı köylerinde yapılmasını kapsıyordu.

Resmi Gazete'de 28 Kasım 2002 tarihinde yayımlanan "Elektrik Piyasasında Birden fazla Piyasa Faaliyetini Sürdürmekte Olan Tüzel Kişilerin Mevcut Sözleşmelerinde Yapılacak Tadillere ve İletim Faaliyeti ile Vazgeçilen Faaliyetlerin Devrine İlişkin Yönetmelik" çerçevesinde, ÇEAŞ ve KEPEZ'in elektrik dağıtım merkezlerinin en geç 31 Aralık 2002 tarihine kadar TİAŞ'a (Türkiye İletim Anonim Şirketi) devredilmesi gerekiyordu.

Ancak ÇEAŞ ve KEPEZ bu yönetmeliğe karşı çıkıp, 30 Aralık 2002 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EPDK'ya (Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu) başvurup kararı değiştirmek istedi. Bu başvuru sonuç vermeyince, 10 Ocak 2003 tarihinde yönetmeliğin iptali için Danıştay'a başvuran ÇEAŞ ve KEPEZ'in bu talepleri de Danıştay tarafından geri çevirdi.

ÇEAŞ ve KEPEZ şirketlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ihtarı üzerine dağıtım merkezlerini iade etmemesi üzerine, bu iki şirketin işletme kontratları Bakanlar Kurulu kararlarıyla 17 Haziran 2003 tarihinde feshedildi.

28 Ağu 2010





GERÇEK DEMOKRASİ VE GERÇEK ÖZGÜRLÜK......



ÜLKEMİZ HİÇ BİR ZAMAN GERÇEK BİR DEMOKRASİ VE GERÇEKTEN ÖZGÜR VE EŞİT HAKLARIN SAVUNULDUĞU BİR ÜLKE OLMAMIŞ OLAMAMIŞ VE OLDURULMAMIŞTIR.................

GERÇEK ÖZGÜRLÜK VE ADALET DİYE BİZE HER ZAMAN BAŞKALARININ ÜZERİNDE ÇALIŞTIKLARI VE ASLINDA ARKASINDA KARANLIK İDEALLERİN OLDUĞU VE BİR ZÜMRE VEYA BİR ÇIKAR GURUBUNA HİZMET ETMEK ÜZERE HAZIRLANMIŞ METİNLER HALKIMIZA ÖZGÜRLÜK VE ADALET MASKESİYLE SUNULMAYA KALKILDI... VE İŞTE SON PERDEDE 12 EYLÜL DE YAPILACAK REFERANDUM DA AYNI AMAÇ VE MAKSATLA HALKIMIZA SUNULMAKTADIR......

BU YAZGI NE YAZIKKİ TOPLUMUMUZUN KADERİ HALİNİ ALMIŞTIR... ÇÜNKÜ TOPLUM YETERİNCE GELİŞMİŞ VE YETERİNCE BİLGİLİ DEĞİLDİR. SADECE SAF VE AHLAKİ VE DİNİ DUYGULARIYLA HAREKET EDEREK YÖNETİCİLERİNE GÜVENMEK İSTEMEKTE VE ONLARIN HALKIN HAKKINI KORUMAK İÇİN ÇALIŞTIKLARINI DÜŞÜNMEKTEDİR.. AMA BU DÜŞÜNCE TÜM PROPAGANDALARIN VE BİNLERCE YÖNLENDİRİLMİŞ SÖZ VE DÜŞÜNCELERİN BASKISI SÖNUCUDUR..

ŞİMDİ HALK ÖNCEKİ YÖNETİCİLERİ TARAFINDA ALINAMAMIŞ SONUÇLARIN BU İKTİDAR DÖNEMİNDE SANKİ ÖNCEKİLERE HESAP SORARAK ALINABİLECEĞİ GİBİ BİR KANIYA DOĞRU YÖNLENDİRİLMİŞ VE KANDIRILMAYA VE GEÇMİŞ UNUTTURULARAK ESAS SONUÇLARIN NASIL ALINABİLECEĞİ KONUSUNDA YANILTILMAKTADIR....

ARTIK TOPLUMUMUZ ŞUNU UNUTMAMALIDIR Kİ; BİR TOPLUM ÖNCELİĞİ KENDİ ÇIKARLARINDAN FERAGAT EDEN YÖNETİCİLERE VE KURUMLARA(PARTİLERE) VERMELİDİR.
BİR ÖRNEKLE AÇIKLAYALIMKİ. GERÇEK DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK GETİRMEK İSTEYEN BİR HÜKÜMET ÖNCELİĞİ SEÇİM YASASINA VERMELİDİR Kİ ONUN NİYETİNİN GERÇEK MANADA DÜZGÜN VE AHLAKİ OLDUĞUNU ANLAYALIM.

YANİ BİR HÜKÜMET ALDIĞI SEÇMEN OYU KADAR MİLLETVEKİLİ ÇIKARMALIDIR. ÖRNEK AKP HÜKÜMETİ SEÇİMLERDE % 48 OYLA MECLİSTE % 75 MİLLETVEKİLİ ÇIRARAMAMALIDIR. GENÇ PARTİYE VERİLMİŞ 2MİLYON CİVARINDAKİ OY GENÇ PARTİLİ SEÇMENİN HİÇ BİR ZAMAN DESTEK VERMEYECEĞİ AKP HÜKÜMETİNE GİTMİŞTİR. BU NASIL BİR ADALET VE ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİDİR.

İŞTE TEK BİR ÖRNEK BİLE BU HÜKÜMETİN GERÇEKTE NASIL BİR SEÇİM SİSTEMİNİN ÜRÜNÜ OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR.ASLINDA BU SİSTEMİ YARATAN ZİHNİYETİN HANGİ AMAÇLA BU SEÇİM YASASINI HAZIRLADIĞININ GÖSTERGESİDİR. BU HÜKÜMETTE BUNDAN YARARLANDIĞI İ,ÇİN KENDİ DEMOKRASİSİ ADINA BU YASAYA DOKUNMAMAKTADIR.

YANİ KENDİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ BAŞKALARININ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNE TERCİH ETMEYEN HİÇ BİR İKTİDAR ASLINDA BU ÜLKEYE DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK GETİREMEZ..

ÜLKEMİZ TAM BİR KUŞATMA ALTINDA VE MÜSLÜMAN OLDUĞUNU İDDİA EDENLERİN SÖYLEDİ BİNLERCE YALAN VE İFTİRA İLE YÖNETİLMEKTEDİR. BİR ÜLKEDE HAK VE HUKUKUN TANINMADIĞI VEDE ALLAH KORKUSUNUN DA HİÇE SAYILDIĞI BİR HÜKÜMET DÖNEMİNDE SÖYLENEN NE KADAR DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK YALANI VARSA HEPSİ KANDIRMACADIR...

BİR ÇIRPIDA ÜLKENİN VE DEVLETİN KAYNAKLARINDAN ALLAH VE MİLLET KORKUSU OLMADAN TEK KALEMDE DEVLET BANKALARINDAN DAMADINA BAŞKASININ HAK VE HUKUKUNU HİÇE SAYARAK MEDYA GAZETE VE TELEVİZYON ALMAK İÇİN 750 MİLYON DOLARI KAMU BANKASINDAN ÖDEYEN YÖNETİCİLER BU ÜLKEDE HAK VE HUKUKTAN HİÇ BİR ZAMAN BAHSEDEMEZ...

SADECE SİZE BUNLARA KANMAMANIZ İÇİN İŞTE 750 MİLYON SEBEB......................

TÜM HALKIMIZ DAHADA KÖTÜ GÜNLERİ BEKLESİN VEYA BU RAFERANDUMDA HAYIR DİYEREK BU HÜKÜMETE SONSUZ YETKİNİN KAPISINI AÇMASIN VE ŞUNU HATIRLATSIN

BU ÜLKENİN GERÇEK SAHİBİ MİLLETTİR...............SİZLER SADECE HİZMETKARSINIZ .. MİLLETE EFENDİLİK MİLLETE SAHİPLİK MİLLETE KAPIKULU GİBİ DAVRANAMAZSINIZ...

SİZLERE VERİLEN GEÇİCİ YETKİLERİ YANDAŞ, AKRABA, PARTİLİ VE TANIDIKLARA DEVLETİN KASASINDAN VE MİLLETİN GÜVENİNDEN FAYDALANIP KÖTÜYE KULLANDIĞINIZ YETER DİYELİM..

BUNUN İÇİN BİR HAYIR..SİZLER İÇİN VATANIMIZ VE MİLLETİMİZ İÇİN BİNLERCE HAYIR KAPISI ARALAYACAKTIR....

HİÇ KİMSE MİLLETTEN ÜSTÜN DEĞİLDİR. TÜM YETKİ, SORUMLULUKLAR ANCAK VE ANCAK TÜM MİLLETİN HİZMETİNE KULLANILABİLİR ..... SİZLER HANLAR HAMAMLAR GEMİLER UÇAKLAR GAZETELER, TELEVİZYONLAR, VİLLALAR SAHİBİ OLURKEN HALK SÜREKLİ OLARAK FAKİRLEŞMEKTE VE HAKLARI VE HUKUK STANDARTLARI SÜREKLİ OLARAK SİZLER TARAFINDAN GASP EDİLMEKTEDİR...

DEMOKRASİ DİYE TÜM MİLLETİ DİNLEMEKTE İŞİNİZE GELMEYENE BİNLERCE DEFA İFTİRA YALAN DOLAN VE SUÇ ATMAKTASINIZ....GERÇEK SUÇLULARIDA SINIRLARDA ÇİÇEKLERLE KARŞILAMAKTA AYAKLARINA YÜCE TÜRK MAHKEMELERİNİ GÖNDERMEKTESİNİZ...

YETER ARTIK DİYOR VE REFERANDUMDA SİZLERE VERİLEN YETKİNİN GEREÇEK SAHİBİNE İADESİNİ İSTİYORUZ.................

TÜM TÜRK MİLLETİNE KANDIRILMAYA SON VERECEĞİ 12 EYLÜL GÜNÜNE KADAR SAYGILARIMI SUNUYORUM...................

BİR HAYIRIN YÜCE TÜRK MİLLETİNE CENABI ALLAHINDA İZNİYLE BİNLERCE HAYIR GETİRECEĞİNİ YÜCE ALLAHTAN DİLİYORUM..
ALLAHA EMANET OLUN...............

TÜMER TOPAL
ANKARA İL BAŞKANI


Profil
Kişisel Fotoğrafı
Değerleme
Henüz değerlendirilmedi
Kişisel İfadesi
Tümer TOPAL kişisel ifadesini belirtmemiş.
İmzası
Bilgi Yok
Kişisel Bilgi
Tümer TOPAL
Newbie
Yaş Belirlenmemiş
Erkek Erkek
Doğum 0--0
İlgi Alanları
Bilgi Yok
İstatistikler
Kayıt Tarihi: 29.10.2008
Profil İzlenmesi: 343
Son Aktifliği: 05.09.2010 00:52
Kullanıcının Yerel Saati: 05.09.2010 17:52
Yazılar: 34
Resimler: 0
Dosyalar: 0
Linkler: 0
Forum İletileri: 0
Yorumlar: 0
Toplam İleti: 34
(7.62% tüm iletiler içindeki oranı)
Günlük İleti Sayısı: 0.1
İletişim Bilgileri
Email:
Web Sitesi: http://www.gencpartiankara.com
ICQ: Bilgi Yok
MSN: Bilgi Yok
Özel Mesaj:


Yazı Ekle | Forumlar | Galeri | Takvim | Linkler | Dosyalar | Üyeler | Arama | Ziyaretçi Defteri

Powered by SePortal 2.4
Copyright © 2006-2010 SePortal.org