· Bu kullanıcının gönderdiği iletileri bul
Hasan Cemal'le Cengiz Çandar'ın CNN Türk'te birlikte sundukları "Tecrübe Konuşuyor" adlı program aniden yayından kaldırıldı.Programın yayından kaldırılmasından hemen sonra CNN Türk'ün internet sitesinden de 'Tecrübe Konuşuyor' programlar arasından çıkartıldı.
Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Cemal'le Radikal Gazetesi yazarı Cengiz Çandar'ın CNN Türk'te birlikte sundukları "Tecrübe Konuşuyor" adlı program aniden yayından kaldırıldı. Pazartesi günü Ak Parti milletvekili Ömer Çelik'i konuk ettikleri program Cemal ve Çandar'ın son programı oldu.
Cengiz Çandar, CNN Türk'ün aldığı şok kararı bugünkü yazısında şöyle duyurdu: "Bu arada Hasan Cemal ile o yıllardan bu yana aynı gazetede hiç çalışmadık ama CNN Türk adlı televizyon kanalında 9 aydır 'Tecrübe Konuşuyor' adlı bir televizyon programını birlikte hazırladık ve sunduk. Program, önceki gün aniden son buldu"
Taraf Gazetesi'ne konuşan Cengiz Çandar, CNN Türk yönetiminin yaz dönemine geçilmesi nedeniyle programın yayından kaldırıldığını açıkladığını kaydetti. Bunun inandırıcı olmadığını söyleyen Çandar, “Programın bize haber verilmeden aniden yayından kaldırılması hem bize hem izleyicilere yapılan büyük bir ayıptır” dedi.
Cengiz Çandar, Hasan Cemal'le birlikte hazırladıkları programın sona ermesiyle ilgili, köşe yazısının satır arasında şunları yazdı:
"Bu arada Hasan Cemal ile o yıllardan bu yana aynı gazetede hiç çalışmadık ama CNN Türk adlı televizyon kanalında 9 aydır 'Tecrübe Konuşuyor' adlı bir televizyon programını birlikte hazırladık ve sunduk. Program, önceki gün aniden son buldu."
PROGRAMI BİTİREN CÜMLELER!
Cengiz Çandar ayrıntıları köşesine taşımadı ancak medya kulislerinde
pazartesi gecesi yayınlanan programda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in Baykal'ın görüntüleri ile ilgili "CHP Lideri Deniz Baykal'ın kaset haberinin Meclis'te en kritik oylamanın yapıldığı zaman geldiğini ve Başbakanın bu haberi aldığı zaman yanında olduğu" sözleri yüzünden sonlandırıldığı konuşuluyor.
ÇELİK AÇIKLAMA YAPMIŞTI!
Ömer Çelik, programın ertesinde sözlerinin çarpıtıldığı yolunda açıklama yapmıştı. Ömer Çelik açıklamasında şunları demişti:
BENİM SÖZLERİM GİBİ SUNULDU
Dün bazı internet sitelerinde son derece yanlış bir habere yer verilmiştir. CNN Türk’te Hasan Cemal ve Cengiz Çandar'ın hazırladığı "Tecrübe Konuşuyor" programında yaptığım açıklamalarla hiç ilgisi olmayan bir ifade benim söylediğim sözler gibi sunulmuştur.
BAŞBAKAN KASETİ BİLİYORDU DEMEDİM
Bu yanlış haberde, benim açıklamalarımdan yola çıkılarak "Sayın Başbakan, Sayın Baykal hakkındaki kaseti iki gün önceden biliyordu" gibi bir yorum yapılmıştır. Kuşkusuz bunun gerçekle ilgisi yoktur. CNN Türk’teki programda söylediklerimin kayıtlarına herkes ulaşabilir. Orada malum olayla AK PARTi Hükümeti arasında bağlantı kurulması gayretlerine tepki göstererek, Sayın Başbakan’ın olaydan en son oylamada haberdar olduğunu, o kritik oylama sırasında, görüntülerin engellenmesi için gerekli talimatları hassasiyetle verdiğini söyledim. Bazı internet siteleri, ifademin "kritik oylama" kısmını gerçekle alakası olmayan bir biçimde 2 gün önceki oylama olarak niteleyip, Sayın Başbakanın kaseti önceden bildiği şeklinde benim ifadelerimle hiç ilgisi olmayan yorumlar yapmışlardır.
GERÇEK DIŞI İFADELER
Dün bu internet sitelerinin uyarılması üzerine, çoğu bu yanlış haberi yayından kaldırmış veya düzeltmiştir. Buna rağmen bugünkü bazı gazete haberlerinde ve yorumlarda aynı yanlış habere atıf yapılarak gerçek dışı ifadeler kullanılmıştır. Katıldığımız televizyon programının kayıtları ortadadır. Oradaki ifadem aynen "EN SON OYLAMANIN EN KRİTİK ANINDA" Başbakanımızın olaydan haberdar olduğu şeklindedir. Bu nedenle, benim ifadelerim üzerinden Sayın Başbakanımızın, kaseti önceden bildiği şeklinde yorumlar yapılmasının imkânı ve gerçeklerle ilgisi yoktur.
Not: Hasan Cemal'in Taraf Gazetesine programın yayından kaldırılması ile açıklamalar yaparken, gündemi sarsıp tekrar bir yere gelme oyunları suya düştü.İftira atmaktan çekinmeyip, alakasızca Cem Uzan hakkında aslı olmayan iddialarda bulunurken ilerisini düşünmeden sırf gündem değiştirme adına yapmış oldukları anlatımlar askıda kaldı
:arrow: HABER : http://www.cenkuzan.tr.gg/Genc-Parti-Forum/thema-1-iftiracilarin-Programi-Yayindan-Kaldirildi.htm
Aşağıdaki Linkten "Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?" anketine katılın.
Genç Parti destekleriniz için teşekkürlerini sunar ve her zaman mücadelesine devam eder.
ANKET : http://www.secimler.com.tr/
Hasan Cemal'in son kitabında yer alan ve kitap vesilesiyle yapılan röportajda konuşulan iddiaya cevap veren Cem Uzan, Ahmet Altan'a seslendi...
Cem Uzan, Taraf gazetesinde yayınlanan röportaja karşılık avukatı aracılığıyla aşağıdaki açıklamayı yaptı:
Sayın Ahmet ALTAN
Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
15.05.2010 tarihli Taraf gazetesinde, manşette ve müvekkilin fotoğrafı da kullanılarak “Allah kahretsin darbe yapmıyorlar” denilmiş ve alt bölümde “Hasan Cemal: 2004 yazında bir medya patronu, darbenin suya düştüğünü öğrenince ‘Allah kahretsin, vazgeçmişler’ diyor. Bize Uzan olduğu söylendi.” şeklinde yazıya devam edilmiştir.
Tuğba Tekerek tarafından Hasan Cemal ile son yazdığı kitap hakkında yapılan röportajdan yapılan bu alıntı manşette yer bulduktan sonra, röportaja 12. sayfada devam edilmiştir. Burada da aynen şu ifadeler yer almıştır: “…2004 yazında bir medya patronu Ankara’dan gelen telefonla darbenin suya düştüğünü öğrendiği vakit teknesinin güvertesinde elindeki telefonu yere fırlatıyor ve ‘Allah kahretsin, vazgeçmişler’ diyor… Cem Uzan olduğu söylenmişti… Bu böyle mi bilmiyorum. Bize böyle anlatılmıştı.”
Derhal belirtelim ki; Taraf gazetesinin manşetinde müvekkilin fotoğrafı da kullanılmak suretiyle anlatılan olay TAMAMEN GERÇEĞE AYKIRIDIR. Müvekkil böyle bir ifadeyi hiçbir şekilde, hiçbir yerde ve hiçbir zaman kullanmamıştır. Müvekkile atfedilerek anlatılan olay YALANDIR.
Herkesin malumu olduğu üzere 12.06.2003 tarihinde ÇEAŞ ve KEPEZ’e el konulması ve tüm mallarının müsadere edilmesi ile başlayan süreçte, önce babasının yönetimindeki İmar Bankası’na ve sonrasında İmar Bankası ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen müvekkilin sahibi bulunduğu tüm şirketlere ve malvarlığına TMSF tarafından el konulmuştur.
Müvekkil tarafından kullanılan tekneye de 2003 Ağustos ayı itibariyle el konulmuştur. 2004 yaz ayları itibariyle ise müvekkilin elinde hiçbir şirketi kalmamış, kiralık evinde hukuk mücadelesi vermek dışında hiçbir uğraşı da olmamıştır. Sürekli polis gözetimi altında, her türlü iletişimi teknik ve fiziki takip edilerek adeta ev hapsinde yaşamıştır.
Bulunduğu konum ve durum itibariyle de müvekkilin 2004 yaz aylarında Ankara’dan bu şekilde telefon alması da akıl ve mantık ile bağdaşır bir durum değildir.
Bu somut gerçekler karşısında Hasan Cemal tarafından aktarılan olayın müvekkil ile bir ilgisinin olmadığı ve olamayacağı çok açık görüldüğünden, gerçeğe aykırı, müvekkilin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan ve kendisini belli çevrelere hedef haline getiren bu yayının derhal düzeltilmesini ve müvekkilin bu olay ile bir ilgisinin olmadığının gazetenizin aynı yer ve sütununda aynın puntolar ile açıklanmasını talep ediyoruz.
Aksi takdirde hukuki ve cezai her türlü yola başvurmaktan başka çaremiz kalmayacaktır.
Cem Uzan Vekili
Av. Şaylan ÇIĞGIN
HABER : http://www.cenkuzan.tr.gg/Genc-Parti-Forum/thema-1-Cem-Uzan-Darbe-iddialarini-Yalanladi.htm
Genç Parti Şanlıurfa İl Başkanı Murat Yazar’ın babası İskender Yazar (71) uzun süredir tedavi gördüğü Şanlıurfa Araştırma ve Uygulama Hastanesinde hayatını kaybetti.
Şanlıurfa Belediyesi eski Başkanlarından Feridun Yazar’ın amcasıoğlu ve aynı zamanda Genç Parti Şanlıurfa İl Başkanı Murat Yazar’ın babası 71 yaşındaki İskender Yazar kanser tedavisi gördüğü Şanlıurfa Araştırma ve Uygulama Hastanesinde hayatını kaybetti.
İskender Yazar’ın cenazesi Büyük Ördek köyünde kılınan cenaze namazının ardından sevenlerinin omzunda defnedildi.
Yazar ailesi Paşabağı Mahallesi taziye evinde ziyaretleri kabul ediyor.
Genç Parti ve Cem Uzan (www.cenkuzan.tr.gg) adına Yazar ailesine başsağlığı diliyoruz...
:arrow: HABER : http://www.cenkuzan.tr.gg/Genc-Parti-Forum/thema-1-Sanliurfa-il-Baskani-Murat-Yazarin-Babasi-Vefat-Etti.htm
Tam bir sürpriz oldu. TBMM kulislerinde çok sayıda AKP, CHP ve MHP milletvekili ve bazı bakanlarla sohbet etme imkanım oldu. Hiçbirinin böylesi bir sonucu beklemediği son derece açıktı. Herkes CHP’nin 110 oyu bulup bulamayacağını; bulursa Anayasa Mahkemesi’nin ne karar alacağını; Yüksek Seçim Kurulu’nun referandum süresi tartışmalarına nasıl nokta koyacağını ve tabii ki muhtemel bir referandumun sonucunun ne olacağını tartışıyordu.
Tek istisna BDP’lilerdi. BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız’a “tavrınız ne olacak?” diye sorduğumda “Görüyorsunuz, içerde parti kapatma maddesi görüşülüyor ve biz katılmıyoruz. Geçen sefer katıldık ve madde geçti. Bakalım bu sefer ne olacak?” diye epey imalı bir cevap vermişti. Belli ki bir bildiği vardı ve o da gerçekleşti.
Yıldız’ın “bildiği” ne olabilir? Herhalde iktidar partisi yetkilileri parti kapatma maddesinin riskli olduğunu ilk turda da hissetmiş ve BDP’lileri yardıma çağırmışlardı ve madde geçmişti. Bu sefer BDP, paketle ilgili önerilerinin AKP tarafından ciddiye alınmadığı gerekçesiyle hiçbir şekilde oylamaya katılmayacaklarını ilan ettiler. Bu kararda kuşkusuz Abdullah Öcalan’ın “AKP’ye destek vermek ahlaksızlıktır” şeklindeki son talimatının da epey etkisi olmuştur. Sonuçta şunu söyleyebiliriz: BDP’nin bir şekilde el atmadığı AKP ilk ciddi tümsekte çok kötü tökezledi, hatta daha ötesi yere kapaklandı.
Zira parti kapatma konusu bu paketin belki de kalbiydi. Onsuz bir paket tek kelimeyle eksik olacaktır. Daha önemlisi, paketin diğer önemli iki konusu olan HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin yapılanması maddelerinde de 330’un altına düşme durumunda AKP kendi silahıyla vurulmuş olacaktır.
Hiçbir fireci milletvekili “bu maddeye BDP gibi partiler yüzünden evet demedim” diyemez. Çünkü AKP yöneticilerinin bu düzenlemeyle esas hedeflerinin, parti kapatma riskinin Demokles’in kılıcı gibi tepelerinde sallanmasını engellemek olduğu gün gibi ortada. O zaman şu soru kaçınılmaz oluyor: Nasıl olur da bir AKP milletvekili, en çok kendi partisinin kaderinde etkili olacağı açık olan bir düzenlemeye karşı çıkar? İşte bu soru, iktidar partisi içinde sanılanın ötesinde bir rahatsızlık ve buna bağlı olarak ciddi bir kriz potansiyeli bulunduğunu gösteriyor.
Bakalım iktidar partisi bundan sonra nasıl bir strateji geliştirecek? HSYK ve Anayasa Mahkemesi düzenlemelerinin de reddedilme riski yüzünden bunları oylatmaktan vazgeçecek mi? Yoksa yeni fireleri engelleme ve mümkünse başka partiler ve bağımsızlardan yeni destek oyları bulma yolunda yoğun bir kulis faaliyetine mi girişecek.
Her durumda AKP’nin işi çok zor ve şu andan bakıldığında iktidar, partisinin kendi yaratmış olduğu bu krizden nasıl çıkabileceğini kestirmek pek mümkün değil.
Son bir not: Milliyet Gazetesi’nin ve emektar foto muhabiri Mustafa İstemi’nin AKP’nin milletvekillerinin oylarını nasıl yakından takip ettiğini ortaya çıkarmış olmasının, dünkü sürpriz sonuçta epey etkili olduğunu düşünüyorum. Bu da bize medyanın gücünü ve siyasetçilerin medyadan neden rahatsız olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Ruşen Çakır : rcakir@gazetevatan.com
HABER : http://www.cenkuzan.tr.gg/Genc-Parti-Forum/thema-1-Akp-Kendi-Silahiyla-Vurulabilir.htm
|
Profil
Bilgi Yok
CENKUZAN
Newbie
Yaş Belirlenmemiş
Erkek 
Doğum 0--0
Bilgi Yok
Kayıt Tarihi: 09.01.2009
Profil İzlenmesi: 860
Son Aktifliği: 21.05.2010 04:01
Kullanıcının Yerel Saati: 08.09.2010 15:42
Yazılar: 126
Resimler: 0
Dosyalar: 0
Linkler: 4
Forum İletileri: 0
Yorumlar: 0
Toplam İleti: 130 (29.02% tüm iletiler içindeki oranı)
Günlük İleti Sayısı: 0.2
Email: 
Web Sitesi: 
ICQ: Bilgi Yok
MSN: Bilgi Yok
Özel Mesaj: 
|